Eğer bu istemleri yerine getirilmezse ve ürünlerinden elde ettiği gelirleri kendi yaşamlarını veya geçimlerine yetecek miktarda olmadığı zamanlarda da elektrik , su ,tohum, gübre ve zirai mücadele ilaçları gibi alış veriş yapmış olduğu yerlere olan borçlarını ödemekte gecikir veya ödemekte çok zorlanırsa yine devletinden borçlarının ertelenmesi için yardım bekler.
Karaman İli dil kenti ve elma üretiminin başkenti olarak bilinir. Elma üretiminde İklim koşulları el verdiği ölçüde üreticiler başarıyla üretimi gerçekleştiriyorlar, ancak ürünlerini pazarlamada benzer başarıyı yeterince gösteremiyorlar. Gözlemlerimize göre , üreticilerden çok, aracılar nemalanıyor . Bu durum hem üreticiyi ,hem de tüketiciyi üzüyor ve zor durumda bırakıyor.
Üreticilerimizi üzen diğer bir konuda doğanın dengesinin bozulması sonucu ; Zamansız ve beklenmedik don ,dolu ve aşırı yağışlar veya kuraklıktan meydana gelen iklimsel felaketler ortaya çıkar . Bu afetlerin meydana geliş nedenleri :
1. İklimsel değişiklikler,
2. İklimsel değişikliklerin nedeni olan çevre ve doğa kirliliği,
3 . Bu kirliliğin nedeni, çevreyi göz ardı ederek gelişen sanayi işletmelerinin ülkelerin öz varlıklarını kendi çıkarları doğrultusunda kullanma hırslarında aranmalıdır,
4 . Uluslar arası bu kuruluşların yine Kyoto kararlarını uygulamaya koymakta çekimserlik sergileyen kararlarında aranmalıdır.
Bu afetlerden dolayı meydana gelen zararların önlenmesi veya en alt düzeye indirilmesi için dağımızın taşımızın yeşil örtüyle kaplanması, topraklarımızın korunarak kirletilmemesi gerekir . Sanayi işletme unsurlarının da tarıma elverişli olmayan alanlarda kurulması gerekir.
ELMALARDA DON ZARARI
Karamanda geçen hafta elma ağaçlarına zarar verecek bir don olayı yaşanır gibi oldu, ancak bahçelerde sıcaklığın - 4 C in altına düşmemesi ve tomurcukların da patlama döneminin başlangıcında olması yüzünden korkulan don zararı görülmedi . Ancak Karaman İli ve çevresinde bu don zararını henüz atlatmış değiliz. Eğer don olayı tomurcukların gelişim - çiçekleme dönemi arasındaki evrelerde tekrar ederse bölgelere ve çeşitlere göre değişik oranlarda zararlanmalarla karşılaşılabilir.
Bu zararlanmalar , tomurcuklarda ve yapraklarda kahverenginde yaralar ,lekeler veya yapraklarda solgunluk belirtileri, çiçeklerde kahverengileşme, kararma ve kahverengi - siyah lekeler şeklinde görülebilir. Don olayı meyve oluşum dönemine rastlarsa meyve kabuğunda bu zararların belirtileri meyvenin etrafında halkalar şeklinde görülür .Bu belirtiler de meyvelerin satış değerini düşürür. Don zararının belirtileri tomurcuklarında veya çiçeklerinde en az 24- 48 saat sonra ortaya çıkabilir.
Don zararı suyun donma sıcaklığının altındaki sıcaklıklarda meydana gelir, eğer sıcaklık donma noktasından aşağıya doğru düşmeye devam ederse hücrelerde buz kristal oluşumu artar ve su kaybı meydana gelir. Dondan etkilenmiş bitkilerin hücre zarları patlar ve hücre suları dışarı çıkar . Patlamış olan hücrelerin zarı düzelmez ve sonra da hücrelerde ölümler oluşur.
Don zararı sıcaklıkla tomurcukların gelişim evreleriyle veya süreçleriyle yakın ilişki içindedir. Tomurcukların patlama döneminde sıcaklık eğer -7 C nin üzerinde olursa don zararı % 10 civarında görülür . Sıcaklık eğer -12 C veya daha soğuk olursa bu zararlanmaların oranı artarak % 90-100 e ulaşabilir .Fare kulağı döneminde sıcaklık -3 C de olursa ; don zararı % 10 ; sıcaklık eğer - 6 C civarında olursa bu zarar artarak % 90 ulaşabilir. Sıcaklık pembe tomurcuk, tam çiçeklenme veya çiçeklenme sonucunda eğer -2,5 C olursa meyve ağaçlarında don zararı % 10; eğer sıcaklık eksi 4-5 C arasında seyrederse bu zarar % 90 ulaşır. Buradan da anlaşılacağı üzere yöremizde don tehlikesi henüz bitmemiştir . Çiftçilerimizin de, meyve ağaçlarının çiçeklenme dönemini atlatıncaya değin dikkatli ve teyakkuz durumunda olmaları gerekir.
Don zararının önlenmesinde çeşitli yöntemler kullanılır. Bunlardan en önemlisi de meyve bahçelerinde don zararına karşı rüzgar makinelerinin kullanımı gelir. Ancak çok pahalı olmaları nedeniyle üreticilerin rüzgar makinesini satın almalarında zorluklar çekerler. Bü aletlerin temininde üreticilerin birlikte hareket etmeleri önerilebilir.
Diğer bir yöntemde meyve ağaçlarına su püskürtülme olayıdır . Ağaçların üzerine suyun püskürtülmesiyle suyun donma noktasında püskürtülen suyun verdiği ısı nedeniyle don zararı azalmaktadır. Su püskürtme işlemi sıcaklık sıfırın altına düştüğünde başlatılmalı ve don bitene kadar devam etmesi önerilir . Burada dikkat edilmesi gereken nokta eğer elma ağaçları Ateş Yanıklığı hastalığı ile bulaşık ise su bu hastalığın yayılmasına yardımcı olur.
Bahçede ağaçların arasında sap, saman, lastik ve ot balyalarının yakılması da önerilmektedir. Malçlama ve Malç Teksitili uygulamaları toprağı sıcak tutacağı için radyasyon donunu bir nebze engellemektedir. Malç Teksitili ayrıca yabancı ot mücadelesinde %100 başarılı olmaktadır.
Burada dikkat edilecek diğer bir hususta meyve ağaçlarını dikmeden önce üreticilerin bahçe arazilerinin donun ve dolunun sık yaşandığı geçit bölgelerinde olup olmadığının araştırılması gerekir. En doğrusuda üreticilerimizin konun uzmanlarına danışmak suretiyle bahçelerini dikmelidir. Ayrıca dikilecek çeşitlerin dikkatli olarak seçimi yapılmalıdır.
Prof Dr . Mehmet Asil Yılmaz
Ekmek ister köylü ,katık istemez
Yayan yürür iskarpin ister, taksi dolmuş istemez
Hizmet ister köylü, politik söylemler istemez.
Dizelerde belirtildiği gibi memleketin efendisi makamına oturan köylü vatandaşlarımız kendi sorunları dışındaki konular da fazla yorum yapmak istemez veya fazla ilgili görünmezler. Ama kendisi ve aile bireylerinin yaşamlarını idame ettirebilmek için pazara sunacağı ürünlerinin temiz ve sağlıklı olmasını ister. Hayvanlarının otlatılacağı meranın ve tarımsal faaliyetlerini sürdüreceği topraklarının çoraklaşmamasını, kirlenmemesini veya kirlettirilmemesini fazla ürün elde etmek için ister. Yine tarlasına ekeceği tohumların da fazla ürün almak için temiz ve hastalıksız olmasını ister. Toprağını işlemesi, ürünlerini de hasat edebilmesi için girdilerinin ucuz olmasını ister. Ürünlerinin pazarda ekonomik düzeyde de değerlendirilmesini ister . Bu isteklerinin yerine getirilebilmek için üretici kardeşimiz haklı olarak daima devletinden ve hükümetinden yanında olmasını ister.

Prof. Dr. Mehmet Asil YILMAZ
İSTEKLERİMİZ